Hillbrow’un İnce Kitabı
Roodepoort savanasında öğle üzeriydi. Yol kenarındaki starliçelerin kavuniçi renginde güneş, asfaltı eritiyor, şerit çizgilerine ya da ilerideki kızıl renkli toprak tepelere bakmaya çalışan gözleri rahatsız ediyordu. Şehir merkezine giden yolun köşesindeki büyük maun ağacından sarkan yaşlıca bir dal, dönüş yapan araçların içine doğru sarkıp çıkıyor, anayasa gereğince hiçbir ırk ayrımı yapmadan, adeta her arabadan bilet […]
































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































































